2012 itibariyle yenilediğim web sayfamda güncel katıldığım etkinlikleri ve çeşitli konulardaki düşüncelerimi buradan paylaşacağım...
2012 itibariyle yenilediğim web sayfamda güncel katıldığım etkinlikleri ve çeşitli konulardaki düşüncelerimi buradan paylaşacağım...
Evrenin gerçeği: Hiçliği.
Kara delikten kaçırılıp kurulan insanın dünyası, zaman-mekân koordinatlı bir dünya: Hiçlikten inşa edilen bir var-mış-lık dünyası.
Hiçlikten doğan evrenin kayıtsız kaldığı insan, hep kendini “var” etmeye uğraşır; bir yön bulma çabasına girer; yönü de gösterecek bir pusula arayışına. Zaman ve mekân dünyasında kendine bir yer bulmaya çabalar. Yönler, zaman-mekân dünyasında birer iz olup çıkarlar. Bunlar aslında herhangi izlerdir ama insanın atıflarıyla birer yön göstericiye dönüşürler. Hâlbuki izlerin, yönlerin gerçek koordinatları aslında bir havada asılı kalış, zamanda asılı kalıştır. Adeta Tolga’nın “Olay Ufku” gibi. İnsan; atıflarının kurbanı insan, hep bir anlamlandırma ve sabitleme çırpınışı içinde, bu gerçeğin özgürlüğünü hep elinden kaçırır.
Doğa, insana kayıtsızca varolur. İnsan ise onu inatla saklamaya, sabitlemeye çalışır. Bir böceğin hayatının kurtarıldığı anın koordinatlarını bilmek ister. Zamanı ve mekânı sabitleme çabası adeta insanın hayat döngüsünü tanımlar. Döngüsünden kurtulmak için, yeni dünyalar kurmaya girişir. Ama insan, hem zaman ve mekânı kuran hem de bu kurgusunun çıkmazına kendisini de düşüren dilinin yine oyununa gelir. Çünkü insanın yine sabitlemeye çabaladığı ve atıflarıyla kurduğu bu yeni dünyalar da yine hiçliğin gerçekliğiyle bir mücadeleye dönüşür. Evrenin sabitlenmeye direnen zamanı ile mücadele etmekten, insan, hiçliğin sesini duyamaz. Kara deliğin hiçliğindeki özgürlüğü elinden kaçırıp durur.
Ceren Selmanpakoğlu
Ocak, 2012
Galeri Kara: Mithatpaşa Cad. 48 Kızılay, Ankara
Connect with us