Yaptığım Ajansal Sanat uygulamalarında, hiçliğin kendini hayalet gibi sürekli şimdi ve burada gösterişini temel aldım. Sartre’ın dediği gibi, hiç olmak, her şey olabilme potansiyeli olduğundan, hiçlik, özgürlükle aynı şeydir. Fakat insanın özgürlüğüne gösterdiği bir direnci söz konusudur. Bu nedenle, bu direnci ve buna alternatif olarak özgürlüğün coşkusunun da sahiplenilmesinin mümkünlüğünü aktarmayı amaçladım. Bu potansiyel öznenin seçimine dayanmaktadır.

Hiçlik, hayalet gibi varlığa musallat olduğundan, çalışmalarda, beden, bedenin ten dokusu ve rengi hiçliğin bedenleşmesi olarak okunabilir. Diğer yandan, özne, kimliğini kurgulayan bir varlık olduğundan, bu kurgunun çözülebilirliğini gösterebilmek için bedeni saydam şekilde aktarmaya çalıştım.​

Öznenin seçimlerinin bir süreç ve eylem içermesi nedeniyle, bu seçim eylemini gösterebilmek için fotoğraflarda uzun pozlama kullandım. Fotoğraflarda görüntülerin üst üste geçmesi; hareketi, eylemi ya da seçimi gösterirken, aynı zamanda öznenin bu seçiminin okunurluğunu aktarmayı sağladı. Öznenin bu hareket içindeki halini fotoğraflayarak dondurmak, seçimi mümkün kılan hiçliğin/özgürlüğün hayalet gibi musallat oluşunu yakalamak gibiydi.

...

Hiçliğin Özgürlüğü

© Ceren Selmanpakoğlu

  • facebook
  • Twitter
  • Instagram